Loading...

Oturan Boğa (Tatanka İyotanka)

OTURAN BOĞA (TATAKANKA IYOTANKA)
LAKOTA(SİOUX)
(1831 - 1890)

1831'de o zaman ki Grand River, bugünkü Güney Dakota'da doğan OTURAN BOĞA'ya kabilesi, anlamı baskıya boyun eğmeyen, baskılara karşı oturarak ayak direyen boğa demek olan  TATAKANKA IYOTANKA (OTURAN BOĞA) adını verdi. Kendindeki liderliği 10 yaşında ilk bufalosunu avladığında ve ilk kez bir düşmana sezdirmeden yaklaşabildiğinde farkına vardı. 14 yaşında ilk savaşına gitti, ilk kez askerlerle 14 yaşında karşı karşıya geldi. 1863'de Hunkpapa av bölgesini tehdit etmeye başladıkları ana kadar beyaz yerleşimcilere müdahale etmedi. Lakota kabilesine 1868 de şef oldu. Strong Heart derneğinin lideri oldu, sonra da Silent
Eaters'ların seçkin ve önemli bir üyesi oldu. Bu grup kızılderililerin
refahı için çalışıyordu.

Beyazlarla savaş Ft. Larami anlaşmasıyla 1868 de bitti ama Black
Hills'de ( Bu bölge kızılderililer için kutsaldı) altının keşfi bölgede
yine gerilimin artmasına sebep oldu. 1872 yılında demiryolu işinde
çalışan beyazları koruyan askerlerle önemli çatışmalara girdiler.
1876 yılının Mart ayında Rosebud Creek'de yapılan Lakota,
Cheyenne ve Arapaholar'ın katıldığı Güneş Dansı töreninde
OTURAN BOĞA gelecekten haberler aldı. (O aynı zamanda bir
ŞAMAN - ŞİFACI'ydı ve bu özelliğini daha sonra da birçok savaşta
kullandı.) Beyaz askerlerin gökyüzünden gelen çekirgeler gibi
Lakota kampına üşüştüklerini gördü. Birkaç hafta sonra General
George Armstrong Custer ve 7. süvari alayı yerlilerin kampına
saldırdılar. Federal hükümet bu saldırıyla barışı açıkça tehdit
etmişti. Ve orada birçok kızılderiliyle neredeyse tüm beyaz askerler
öldü. 4 yıl sonra, buffaloların neslinin tükenmesi nedeniyle halkının
yiyecek bulamaması OTURAN BOĞA'yı teslim olmaya zorladı.
1881'in çok sert ve insafsız bir kışında OTURAN BOĞA ve hala
onun yanında olan bir grup kızılderili federal askerlere teslim olmak
zorunda kaldılar. 19 Temmuz 1881'de o ve küçük oğlu elinde
tüfeğiyle federal hükümetin ofisine gelerek teslim oldular.
OTURAN BOĞA dost olmak istediklerini göstermek istemişti ve "
kabilemin hatırlayacağı son esir ben olmak istiyorum"dedi.

OTURAN BOĞA Güney Dakota'da Standing Rock'da kızılderililer
için yapılmış kampta esir tutuldu. 1885'lerde kızılderililer beyazların
seçtiği şeflerle yönetilir oldular. 1885'de OTURAN BOĞA'ya
Buffalo Bill'in Vahşi Batı Gösterisi'ne katılması için rezervasyondan
ayrılma izni verildi, haftada 50 dolar karşılığında ata binerek gösteri
yapacak ve böylece halkına yardım edebilecekti ancak buna sadece
4 ay dayanabildi ve sonra ayrıldı. Standing Rock'a dönünce Grand
River'da doğduğu yere yakın bir yerde küçük bir kulübede yaşadı.
Rezervasyon kurallarına uymayı reddetti. İki eşi ile birlikte
yaşıyordu, hristiyanlığı kabul etmemişti ama buna rağmen
Lakota'ların yeni nesil çocuklarının okuma ve yazma bilmesi
gerektiğini düşündüğünden çocuklarını yakındaki bir Hristiyan
okuluna gönderiyordu. Dönüşünden kısa bir süre sonra OTURAN
BOĞA mistik güçleri aracılığıyla Custer'ın uğrayacağı bozgunu yani
geleceği yeniden gördü. Bu defa yanındaki tepenin üzerine inmiş bir
tarla kuşu ona sesleniyordu. (Seni, kendi halkından olan
Lakotalılardan biri öldürecek). 5 yıl kadar bir süre sonra bu kehanette doğru çıktı.

1890 sonbaharında OTURAN BOĞA'ya Hayalet dansı ile ilgili haberler geldi. Hayalet Dansı törenleri Beyazlar'ın kızılderili topraklarını terketmeleri ve kızılderililerin eski yaşamlarına yeniden kavuşmaları isteğinin ifadesiydi. Lakotalar bu törenlere Pine Ridge ve Rosebud Reservasyonlarında da katılmıştı. Federal hükümet için çalışan ajanlar, yasaklanmış bu töreni hükümete haber verdiler. Standing Rock kayalıklarında yapılan bu törene OTURAN BOĞA hala çok sayılan ve sevilen mistik güçlere sahip bir lider olarak katıldı. Kicking Bear isimli bir Miniconjou Lakotalı OTURAN BOĞA'ya Federal hükümete bağlı askerlerin gelip onu tutuklayacağı haberini verdi. Hükümet ise oraya 43 Lakota polisini yollamıştı. 1890 Aralığının 15'inde günün ilk ışıkları doğmadan OTURAN BOĞA'nın kulübesini top ateşine tutular. OTURAN BOĞA tarafında olan kızılderililer onu korumaya çalıştılar. Ama peşinden gelen Lakota polislerinden biri OTURAN BOĞA'yı kafasından vurdu. Kehanet gerçekleşmiş OTURAN BOĞA halkından biri tarafından öldürülmüştü. Tanrıların üstün güçlerle donattığı bir bilge yaşamıyordu artık... Aynı çatışmada birçok kızılderili ve OTURAN BOĞA'nın genç oğlu KARGA AYAK da vuruldu, ardından tüm kabile dağıtıldı.

OTURAN BOĞA, North Dakota Fort Yates 'te defnedildiğinde ardında umutsuz bir halk ve onu simgeleyen sözleri kalmıştı. "Eğer Büyük Ruh benim beyaz adam olmamı isteseydi, beni öyle yaratırdı. Ben onun izniyle yaşadım ve bir şef olarak burdayım. Biliyorum Büyük Ruh (Lakota'ların Büyük Ruh'unun adı WAKAN TANKA'dır.) tepeden bakıyor, beni görüyor ve ne söylediğimi duyuyor. Sizin kalbinizde kesin istekler ve planlar var, oysa benim kalbimde başka arzular vardır. Kartallar kartaldır, karga gibi olamaz. Dünya güneşi kucakladı ve biz bu sevginin sonuçlarını görüyoruz, şimdi biz yoksuluz ama özgürüz. Adımlarımızı beyaz adam kontrol edemez ve eğer bizler öleceksek, doğrularımızla öleceğiz. Bana hırsız diyorlar, oysa topraklarımızı ve zenginliklerimizi hangi beyaz adam çalmadım diyebilir? Kim bana aç gelip de tok dönmedi? Ben hangi yasayı çiğnedim? Hangi beyaz kadın benim tarafımdan esir alındı ya da hakarete uğradı? Kim benim eşimi ya da çocuklarımı dövdüğümü gördü? Kendime ait olanları seviyor olmam yanlış mı? Babamın yaşadığı yerde Sioux olarak doğdum, benim halkım ve topraklarım uğruna ölebileceğim için mi bana vahşi diyorlar..."

Naaşı 1953'te South Dakota Mobridge'ye nakledilen OTURAN BOĞA'nın mezarında nişan olarak granit bir mızrak vardır. O Lakotalılar arasında yalnızca parlak fikirleri olan ve korkusuz bir savaşçı olarak değil aynı zamanda çok iyi bir baba, yetenekli bir şarkıcı, cana yakın ve arkadaş canlısı bir insan, derin bir din bilgisine (Şamanizm) sahip ruhani lider ve kutsal güçlere sahip bir şef olarak hatırlanmaktadır.

OTURAN BOĞA (HUNKPAPA SİOUX)
"Buralarda beyaz adam istemiyotuz.Kara tepeler benımdir."Gençliğinden itibaren beyazların yerli halklar üzerindeki baskısını izleyen Oturan Boğa savaşçı ve lider olarak büyük bir ün yapmıştı.
Beyazlarla anlaşma yapmaya bire bir karşı çıktı.1876'daki Little Bighorn Savaşı'nın önderlerinden biriydi.Savaştan sonra halkıyla birlikte Kanadaya göçetti ancak buradaki koşulların zorluğu ve ABD hükümetinin baskısı sonucunda dönüp rezervasyona yerleşmek zorunda kaldı.Oturan Boğa rezervasyon yaşamı sırasında da halkı arasında büyük bir otoriteye ve saygınlığa sahipti.Bir dönem Buffalo Bill'in Vahşi Batı Gösterisi'ne katılarak ABD ' yi dolaştı ve Kızılderililere yapılan haksızlıklara dikkat çekmeye çalıştı.
Kızılderililer arasındakı otoritesi kırılmadığı için 1890 yılında Hayalet Dansı bahanesiyle rezervasyon polislerince öldürüldü...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder